|
Tarih dediğimiz zaman ilk aklımıza gelen bilim dalı ARKEOLOJİ
bilimidir. Arkeoloji tarihin laboratuarıdır. Kazı bilimi anlamına
gelmektedir. Bundan 100 yıl kadar önce Anadolu bugün hayranlıkla
izlediğimiz Roma, Helenistik, Klasik,Arkaik.Tunç devri
kalkolitik,Neolitik Uygarlıklara ait eserleri bilimsel bir şekilde
yabancı arkeologlarla Türk arkeologları sayesinde gün ışığına
çıkarılmıştır. Böylece arkeoloji bilimi yeni boyutlar kazanmıştır.
Arkeoloji bilimi sayesinde insanlığın bugüne kadar geçirdiği evreni
öğrenmiş bunmaktayız.4.jeolojik zamanın� PLEİSTEN� evresinde
zamanımızdan tahminen200.000yıl kadar önce Anadolu� da insan
yaşamına uygun iklim koşullarının oluştuğu kabul edilmektedir.
Arkeoloji bilimi insanın dünyadaki hayat sürecini,onun alet
yapabilir bir hale geldiği zamandan beri izleyebilmektedir.İnsanın
alet yapabilmesi durumuna gelmesi aynı zamanda uygarlığın
başlangıcı sayılmaktadır.İşte Anadolu� da uygarlığın
başlangıcı İ.Ö. 60.000 yıllarında başlayan PALEOLOTİK yani eski taş
çağı denilen ve 50.000 yıl süren bir devirdir.Bu devrin
sonlarına doğru insanlar kaya sığınaklarında ve mağaralarda
barınmışlar avcılıkla geçinmişler,mağara duvarlarına çeşitli hayvan
resimleri çizmişler,yontma taş tekniği ile çakmak taşı,el
baltaları,kazıyıcılar daha sonraki evrelerde tunç çağının sonuna
doğru da yontma taştan delici ve kesici aletler boynuz ve kemikten
sivri uçlu aletler yapmışlardır.Anadolu� da bu çağa ait en belirgin
örnek Antalya da� ki Kara in mağarası Bel dibi mağarasıdır.
Bel dibi mağarasındaki tasvirler ilgi çekicidir.
Paleolitik
Devri takiben Mezolitik devir Orta taş devri gelmektedir. Bu çağda
taş aletler,biraz daha geliştirilmiş geometrik biçimi minik çakmak
taşı aletler yapılmıştır.Anadolu� da Paleolotik ve mezolitik çayın
bulularında ilk insan tipleri olan MEANDEETHAL ve homosapiensin
yaşam öyküsü canlandırılabilmektedir.
Bu orta taş devri İ.Ö.7000 yılında son bulmaktadır.Palielotik ve
mezolotik çağlarda avcılıkla ve toplamacılıkla geçinen göçebe insan
topluluğu ilk toplum olma özeliğini çevresinde var olan bitki ve
hayvan cinslerinden bazılarını evcilleştirip kendi eliyle
üretir hale gelesiyle kazanır.İ.Ö.7000 de artık insan olu yerleşik
bir düzene geçmekle ilk çiftçi ve çoban köylerini kurmaktadır.
Bilim adamları Neolitik çağına yani yeni taş devri (cilalı taş
dediğimiz)çağa girmesine derim gözüyle bakmışlardır.Ancak bunun bir
devrim değil birkaç milyon yıllık bir aşama sonucunda ulaşılan bir
evrim olduğu konusunda breleşmişlerdir.Bu çağın ilk evresinde
henüz çanak çömlek yapımı bulunmamaktadır.Anadolu� da Neolitik
uygarlık merkezleri,Diyarbakır yöresinde Çayönü,Konya� nın
güneydoğusunda Çatalhöyük ve Burdur� da hacılar höyükleridir.Bu
uygarlık merkezlerinde yapılan araştırmalarında ilk evcil hayvanın
köpek olduğu ilk yetiştirilen tahılın da buy dağ olduğu ve ilk
evlerinin kerpiçten penceresiz ve tandan bir kapı ile girilen kare
formunda evler olduğu Anlaşılmıştır.
Neolitik devir İ.Ö.5500 yıllarında yerini Kalkolitik çağa yani
Bakır-Taş çağına bırakır.Neolitik uygarlıkta ilk bitki ve hayvan
uygarlıklarını üretmeye başlayan bu t
toplum bu çağda aha gelişmiş
kaplarını,çanak çömleklerini bezemeli ve boya bezemeli olarak
üretmeye başlamışlar.Bu dönem yerleşmenin Anadolu� daki belli başlı
merkezleri ise Konya bölgesinde Can hasan mersin de Yümüktepe höyüğü
ve tarsusu dur.
Kalkolitik çağı takiben Anadolu� da İ.Ö.3200-1800 yılları arasında
Tunç çağı ile madenciliğe dayalı kentleşme görülür.Tunç bakıra en az
% 10 kalay karıştırılması ile elde edilen bir
alışımdır.Madenciliğin gelişmesi uzmanlık gerektiren meslek
guruplarının ortaya çıkmasına buna bağlı olarak iş bölümüne dayanan
kent yaşamının başlamasına neden olmuştur.Böylece bagımsız ilk üçük
beyl,kler kurulmuş ve ilk siyasi örgütlenme başlamıştır.
Tunç çağı sonunda Anadolu� da 2000 yıl dönemi genel bir deyimle
Hitit dönemi olarak tanımlanır.Anadolu�da ilk teşkilatlı
devlet Hitit devletidir.Hitit devletinin baş kenti Boğazköy
(Hattuşaş) da yapılan kazılar bu devlete ait Hititliler Suriye ve
Mezopotamya bölgesinde Asur ve Mısırlılarla ticaret yapmışlardır.
Hititlilerin nerden geldikleri kesin olarak bilinmemekle beraber
Kafkaslardan geldikleri tahmin edilmektedir. Hititliler şehir
devletlerini bir araya getirerek İ.Ö.l400 yıllarına doğru Ön
Asya�nın en güçlü imparatorluğunu kurarak ön Asya�nın en
büyük emperyalist ülkesi olmuştur.Hatta kuzey Suriye de bulunan
kadeş savaşında Hitit kralı 3.Hattuşuli ile Mısır
firavunu II.Ram ses arasında meydana gelen savaş da iki
tarafında bir birlerine üstünlük sağılamamaları üzerine
tarihin ilk yazılı anlaşması olan kadeş anlaşmasını yaparlar.Bu
savaşda Hititliler mısırlılara ağır kayıplar verdirirler.Bu
anlaşmanın bir kopyası şu anda birleşmiş milletlerin duvarında asılı
durmakadır.Asurlu Tüccarlar Hitit şehirlerine ticaret yapmaya
gelerek Anadolu da Karum isminde şehirler kurarak Anadolu� ya
kültürel değerde yenilikler getirdiler.Bunların en önemlileri
silindir mühür,Çark ve yazıyı getirmişler.Çark sayesinde çanak
çömlekler daha fazla fabrikasyon durumuna gelmiş seramikler daha
ince cidarlı olmuştur.Yazı sayesinde artık kralların bütün
icraatlarını biliyoruz çünkü krallar yaptıkları icatlarını yazıya
dökmüşler.Çivi yazılı tabletler sayesinde bütün Hititlilerin
kültürel ve Sosyal durumlarını biliyoruz.
Hititliler İ.Ö.1200 yılında batıdan dalgalar halinde gelen göçlerle
ortadan kalkıyor.İ.Ö.700 yılına kadar Anadolu karanlık bir dönem
yaşıyor.İ.Ö.Firikler tarih sahnense çıkıyor ve genellikle Hitit
şehirlerinin üzerinde yaşamaya devam ediyorlar.Dolayısıyla kayseri
ve civarı firiklilerin Egemenliğinde kalıyor.Firikleride
İ.Ö.700 yıllarında Lidyalılar son verirler.Kayseri bir müddet
Lidyaların egemenliğinden sonra Pers� ler İ.Ö.546
yılında Lidya� yı ele geçirirler.Anadolu boydan boya Perslerin eline
geçer.Perslerin uzun süre Anadolu�yu istilası sürer.Bu istilaya
İ.Ö.333 de Makedonyalı büyük İskender Persleri yenerek ta Hindistan�
a kadar toprakları ele geçirir.İskender�den sonra Helenistik
dönem İ.Ö.2.Y.Yılın başlarına kadar devam eder.
Daha sonra Anadolu Roma
egemenliğine geçer.Romalıların çok genişlemesi soncunda imparatorluk
İ.S.395 de ikiye ayrılır ve doğu Roma�ya Bizans adını alarak
Anadolu�ya hakim olurlar.
Daha sonraları Türk Akıncıları Kutalmış oğlu Süleyman Şah�ın
akınları ile Anadolu�nun Türkleşmesi ve İslamlaşması
başlamıştır.
Nihayet 1071 yılında Büyük Selçuklu sultanı Alpaslan
Bizans ordularını yenerek Anadolu�yu bir Türk yurdu yaptı.Alpaslan
dan sonra Süleyman Şah da Anadolu da Selçuklu devletini
kurdu.Kiyasettin Keyhüsrev 1.İzzettin Keykavus 1:ci
Alaattin
Keykubat devirlerinde
Selçuklular parlak dönemlerini yaşamışlar.Alettin keykubattan
Sonra devlet zayıflamış 1243
yılında Köse dağ savaşı ile mogul�lara yenilerek moğul
yönetimine boyun eğerler.1318 yılında daha fazla dayanamayıp
ortadan kalktılar.
Bu arada asya�dan gelen Oguz beyleri Anadolu�ya dalgalar
halinde gelerek Anadolu�yu moğullardan kurtarırlar.Anadolu� ya gelen
bu boylar çeşitli vilayetlerde hüküm sürmüşler.Kayseri civarında
Kadı Burhan ettin hüküm sürer.Kadı Burhan ettin Akkoyunlu hükümdarı
Osman bey tarafından öldürülür.Buna kızan Sivas hükümdarı Eratsa bu
bölgeyi Yıldırım Beyazıt� a verir.
1402 yılında Ankara savaşında ota Anadolu timr�un eline
geçer.Anadolu� da karanlık bir dönemden sonra Çelebi Mehmet
kendisini güçlü hissettigi bir zamanda Anadolu Türk birliğini
yeniden kurar.
Anadolu� ya gelen Oğuz beylerinin salnamelerinde Yozgat ve ve
civarına Boz Ok lar hakim olurlar.Boğazlıyan 1907 de Boz ok
sancağına bağlı bir ile oluyor.Boğazlıyan da 1879 tarihinde
belediyelik oluyor.Köyümüzde bu tarihten sonra Boğazlıyan� a bağlı
olup 1964 e Felahiye�nin ilçe olması nedeni ile 1964 yılında
bağlanarak Kayser�li. Olduk. Hepimize hayırlı Olsun.
ARKEOLOG:
Mehmet EROĞLU' Dan sayfamız
www.kepickoyu.org adresine
özel. |